HACI BEKTAŞ-I VELİ

Hacı Bektaş-ı Veli Müzesi       BirinciAvlu                                                                                                                                                                                                                                                                

Arslanlı Çeşme

Aşevi Baba Köşkü                                                                                                             Aşevi

Tekke Cami

Havuz

Kiler evi

Üçüncü Avlu

Atatürk Köşesi

Pir evi

Balım Sultan Türbesi

Hazire

 

Hacı Bektaş-ı Veli Müzesi (Genel Bilgi)

 

Hacı Bektaş-ı Veli Külliyesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce yapılan restorasyondan sonra 16 Ağustos 1964 tarihinde müze olarak, ziyaretçilerin hizmetine açılmıştır. Mimari manzumenin tamamlanma tarihi 13. ve 19. yüzyıllar arasındadır.

Mimari yapı “Birinci Avlu (Nadar Avlusu), İkinci Avlu (Dergah Avlusu) ve Üçüncü Avlu (Hazret Avlusu) olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır.

Mimarlık tarihi yönünden, M.XIII. ile XIX. yüzyıllar arasında tamamlanmış olan Hacı Bektaş-ı Veli Tekkesi, tarihsel süreç içinde epey restorasyon (onarım) görmüştür. Mimari terminoloji bakımından, külliyeden daha ziyade bir manzume niteliği taşımaktadır. Tekke, 30 Kasım 1925 tarihinde TBMM’nin 677 sayılı kanununla diğer tekke ve zaviyeler ile birlikte kapatılmış, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1958-1964 yılları arasında onarımı yapılmış ve 16 Ağustos 1964 tarihinde Etnografya Müzesi biçiminde düzenlenerek halkımızın ziyaretine açılmıştır. Müze, plan bakımından üç ana bölümde incelenir. Avlulara, sırasına göre kademeli bir anlayışla tatlı bir meyil verilerek mimari açıdan bir bütünlük sağlanmıştır.

Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi

 

Şehir merkezinde ve Hacıbektaş-ı Veli Müzesi’nin 100 m. kadar batısındadır. Sulucakarahöyük’te, 1967-1976 yılları arasında yapılmış olan bilimsel kazılarda ortaya çıkan arkeolojik buluntular sergilenmektedir. Tek höyükten çıkan eserlerin sergilenmesi bakımından önemli bir müzedir. Pazartesi günü dışında hergün açıktır.

Kadıncık Ana Evi
Velayetname’de adı geçen ve Bektaşilik’te önemli sayılan bir kişinin ikamet ettiği evdir. Müze Müdürlüğü’ne başvurulması halinde görevli sağlanarak ziyaret edilebilir.

Bektaş Efendi Türbesi
M.1603 yılında ölmüş olan Bektaş Efendi ile ilgili pek bir bilgi yoktur. Kubbesi ve duvarları kalem işi bezemelerle süslü olan türbe, Selçuklu Kümbet Mimarisi tarzında inşaa edilmiştir.

Çilehane-Deliklitaş
İlçenin 3km. doğusundaki Arafat Dağı’nda bulunan mağaradır. Hacı Bektaş-ı Veli’nin bu mekanda halvette bulunduğuna inanılır. Ayrıca, bu delikten geçenlerin günahlarından arındığı yönünde bir inanç da vardır. Zemzem çeşmesi, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre ve Ozanlar Anıtları ile 5.000 kişilik modern amfitiyatro bu tepede bulunmaktadır.

Beştaşlar
İlçenin 5 km kadar kuzeyinde; Çivril Köyü yakınlarında bulunmaktadır. Jeolojik bakımdan önem taşıyan, beş adet dev boyutlu taş vardır. Taşların efsanesi, Velayetname’de ayrıntılı olarak anlatılır.

Atatürk Evi
İlçe merkezinde bulunan evde; M. Kemal Atatürk, 22-23 Aralık 1919 tarihlerinde konuk edilmiştir. XIX. yüzyılda inşaa olunan ev, restore edildikten sonra, Müze-Ev olarak halkın ziyaretine açılacaktır.

Nevşehir Müzesi

1967 yılında Damat İbrahim Paşa Külliyesi'nin bir kompleksi olan medrese binasında ve imarethanesinde ziyarete açılmış, 1987 yılında Kültür Merkezi'ndeki yeni binasına taşınmıştır.

Eserler arkeolojik ve etnografik iki seksiyonda teşhir edilmektedir. Arkeolojik seksiyon Neolitik, Kalkolitik, Tunç Çağları, Frig, Urartu, Hellenistik, Roma ve Bizans'tan ibarettir. Ayrıca, İran, Mezopotamya, ve Kıbrıs kökenli eserler de sergilenmektedir. Etnoğrafik seksiyonda ise Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemine ait aydınlatma araçları, yazma eserler, silahlar, yöresel giysiler, el işleri, halı ve kilimler, erkek ve kadın takıları ile mutfak eşyaları bulunmaktadır. Ayrıca Nevşehir Müze Müdürlüğü’ne bağlı ören yerleri Göreme’de Açık Hava Müzesi, Avanos’ta Zelve Ören Yeri ve Çavuşin Kilisesi, Özkonak’ta Yeraltı Şehri, Gülşehir’de St. Jean Kilisesi ve Açıksaray Harabeleri, Derinkuyu Yeraltı Şehri, Kaymaklı Yeraltı Şehri, Acıgöl yakınlarındaki Tatlarin’de Tatlarin Kilisesi ve Yeraltı Şehri, Ürgüp
yakınlarındaki Mazı Yeraltı Şehri’dir.

Balım Sultan Türbesi

 

Avlunun sağ tarafında, piramidal külah örtülü ve Selçuklu mimarisi tarzında inşaa edilmiştir. Balım Sultan; Dimetoka’daki Bektaşi Tekkesinde yetişmiş ve daha sonra merkez Tekke’ye gelerek, Bektaşilik’e önemli hizmetlerde bulunmuştur. Bu nedenle de Bektaşilik’de Pir-i Sani (İkinci Pir) olarak kabul edilir. Balım Sultan sandukasından başka Kalender Şah mezarının da bulunduğu türbe, ölümünden üç yıl sonra M.1519’da; Yavuz Sultan Selim’in komutanlarından Dulkadiroğulları Beyi, Şeyhsuvar Ali Bey tarafından inşaa ettirilmiştir. Kubbe içi ve duvarları kalem işi bezemelerle süslü olan Orta Methal yani salona girilir. Sağ tarafta; Tekke’nin çekirdeği sayılan ve Dervişler’in zikredip, olgunlaştıkları Çilehane (Kızılcahalvet) denilen hücre yer alır. Üstünde kitabesi bulunan, mütevazi bir kapıdan, Kırklar Meydanı’na geçilir. Tavanı ahşap, duvarları kalem işi bezemelerle süslü olan bu bölümde; muhtemel olarak Hindistan’dan Tekke’ye hediye olarak gelmiş olan ünlü Kırkbudak Şamdanı, Haz. Ali’nin el yazısı Kur’an-ı Kerim’den bir süre, İran Şahı’nın adağı ipekhalı, sancaklar, fincan takımları, Türbe’nin süslemeli orijinal gümüş kapısı, bazı silahlar ve Bektaşi kültürüne ait bazı etnografik eserler sergilenmektedir. Meydanın doğusunda; Horasan Erleri, batısında; Çelebiler’in mezarları bulunmaktadır. Gökeşik de denilen, mütevazi ve süslemeli mermer kapıdan Huzur-u Pir’e yani Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli Türbesine girilir. Yapı Selçuklu mimarisi geleneğinde inşaa edilmiş olup; kubbe ve duvarları kalemişi bezemelerle süslenmiştir. Yüksek tip sandukası yeşil puşideler ile süslüdür. Türbenin üst kısmı; dıştan sivri külahlı ve kurşun kaplamalıdır. Güvenç Abdal Türbesi’nde ise Güven Abdal, eşi Dünya Güzeli ve hizmetkarlarının sandukaları bulunmaktadır. Türbe kemerli tonozlu örtülü olup, restorasyon ürünü bezemelerle süslüdür.

Mesire Yerleri

 

Dedebağı, Hanbağı, sunduğu mesire imkanları ile cıvıl cıvıldır. Hacıbektaş ilçesinin bağlı bulunduğu Nevşehir ili, başlı başına bir turizm cennetidir. Açık Hava Müzesi Kapadokya’nın kalbi Nevşehir ilinde yer alan Uçhisar, Avanos, Göreme, Ürgüp, Zelve, Derinkuyu, Gülşehir, Kozaklı görülmeye değer mekanlardır. Nevşehir ve ilçelerinde, tarih, doğa ve kültür iç içedir. Burada Hrıstiyanlık Dünyası için büyük öneme sahip kiliseler, yer altı şehirleri, doğa mucizesi vadiler ve peri bacaları görülebilir. Kapadokya yöresinde çevreyi tanıma ve spor amaçlı yürüyüşler, rengarenk balonlarla, yerden metrelerce yükseklikte yapılan gezintiler organize edilmektedir. Beyaz bulutlar elinizle tutulacak kadar yakınınızdadır. Etrafında güvercinlerin kanat çırptığı Peri Bacaları, ardarda dizilen Vadiler, kıvrımlarında benzersiz şekillerin vücut bulduğu kayalar, ayaklarınızın altında uzanıp giderler. Tabiat ananın tüm yeteneğini sergilediği doğa galerisi Kapadokya, ziyaretçilerin kendilerini ayrıcalıklı hissetmelerini sağlayacaktır. Nevşehir’de yapacağınız gezinin birbirinden özel yönleri vardır. Bunlardan bir tanesi de Bölgeye ait yöresel el sanatlarının yaşatılması ve sergilenmesidir. Nevşehir’de büyük gelişim gösteren çömlekçilik, birbirinden farklı tasarımları ile şekilden şekile girmiştir. Sanatçının ruhunda hissettiği dinginlik ve fırtınalar, hünerli ellerden geçerek küplerde, vazolarda tabaklarda  ölümsüzleşirler. Ata yadigarı halıcılık sanatı renklerin kıvrılarak dans ettiği motiflerde yaşatılmaktadır. Gözlerinize ve ruhunuza hitap eden el sanatlarından sonra unutmayacağınız damak lezzetleri sıraya girecektir. Nevşehir yöresinde üretilen ve tadına doyum olmayan Nevşehir şarapları nefis koku ve tadları ile yörenin üzüm kalitesinin en iyi göstergesidir. Doğal yöntemlerle dinlendirilen şaraplar, çoğu zaman ziyaretçilere otantik çömleklerin içinde sunulur. Yerli ve yabancı turistlerin rağbet ettikleri bereketli üzüm bağlarının şarapları, Nevşehir’i anımsatan karakteristik özelliklerindendir.

İldeki mesire yerleri, genellikle vadi tabanlarıyla Kızılırmak kıyılarındadır. Son yıllarda iç ve dış turizmin gelişmesiyle, kimi dinlenme yerlerinde altyapı tesisleri yapılarak hizmete sunulmuştur.

Mesire Yerleri

Göreme Vadisi


İl merkezine 14 km uzaklıkta, Kızılırmak'a güneyden açılan bir vadidir. Vadi boyunca asfalt bir yol uzanmaktadır. Göreme vadisinin yamaçlarında çok sayıda peribacaları vardır. Peribacaları içine oyulmuş mağara ve kiliseler tarihsel değerleri de olan anıtlardır. Vadi tabanı, zengin su kaynakları ve büyük bitki örtüsüyle, ilgi gören dinlenme yerlerindendir. Peribacaları ile tarihsel yerleri görmeye gelenler, buralarda dinlenebilmektedir.

Kadirah Deresi

İl merkezine 3 km uzaklıktaki bu dinlenme yeri, Narköy sınırları içinde kalmaktadır. Burada Nevşehir çayının bazalt kayalarını yararak açtığı çok sayıda delik ve çağlayanlar vardır. Jeolojik yapısı ve jeomorfolojik oluşumuyla yörenin ilgi çeken mesire yerlerinden olan Kadirah deresine asfalt bir yolla ulaşılabilmektedir.

Ballıkaya

İl merkezine 5 km uzaklıktaki bu dinlenme yeri, özellikle manzarası nedeniyle ilgi toplar. Göre kasabasının güneyinde bir bazalt tepesi üzerinde yer alan Ballıkaya, geniş alanların kolayca görülebildiği bir yerdir.

Üzengi Deresi

Ortahisar'ın güneyinden başlayarak Ürgüp yakınlarından Damsa çayı vadisine açılan Üzengi deresi boyu, sıkça gidilen dinlenme yerlerindendir. Duvar gibi yükselen vadi yamaçlarıyla, tabanda birbirini izleyen meyve bahçeleri ve mineral bakımdan zengin maden sularıyla ilgi çeken bir dinlenme yeridir. Bu yöre il merkezine 14 km'lik asfalt bir yolla bağlıdır.

Kızılırmak Kıyıları

Kızılırmak vadisi, Avanos ve Gülşehir yörelerinde genişleyerek, doğal kumsallar ve ağaçlık dinlenme yerleri ortaya çıkmıştır. Avanos'ta, özellikle akarsuyun güney kıyıları, günü birlik gidilen yöredir. Dinlenme yerlerinin bulunduğu yöre, yaklaşık 19 km'lik asfalt bir yolla merkeze bağlıdır. Gülşehir'de, Kızılırmak kıyısında kimi yerler mesire yeri olarak ayrılmış, buralarda gerekli alt yapı tesisi kurulmuştur.

Gülşehir Karayolları Dinlenme Parkı


Gülşehir ilçesinde Kızılırmak nehri kenarında, piknik ve mesire yeri olarak alt yapısı ve çevre düzenlemesi yapılmış, günü birlik kullanıma açık bir mesire yeridir. İl merkezine uzaklığı 20 km'dir.

Çakırcan

Gülşehir ilçesi Tuzköy kasabasında Kızılırmak nehri kenarındadır. Kaynak sularının bol olduğu ve zengin bitki örtüsüne sahip olan bu yerde alabalık üretim tesisleri de mevcuttur. Günü birlik piknik ve mesire yeri olarak alt yapı ve çevre düzenlenmesi yapılmıştır. İl merkezine uzaklığı 28 km'dir.

Dedebağı

Hacıbektaş ilçesine Kırşehir yolu doğrultusunda ilçeye 3 km uzaklıkta bulunan Dedebağı, dergaha bağlanmış olup, tekkenin açık olduğu zamanlarda önemli ocaklardan birisi idi. Koruma altına alınan bu yerde Şekerpınar'ı ile Hacı Melek Baba'nın mezarlarını kapsayan bir türbe vardır. Yeşillikler içinde bol suyu olan bu yer, mesire yeri olarak alt yapısı mevcuttur.

İçmeler-Kaplıcalar

Nevşehir'de çok sayıda içme ve kaplıca vardır. İlde kaplıca denince akla Kozaklı kaplıcaları gelmektedir. Nevşehir'deki içme ve kaplıcaların büyük bölümü gelişen turizme paralel olarak değerlendirilmeye başlanmış, bu alanda önemli sayılabilecek gelişmeler olmuştur.

Kozaklı Kaplıcaları

Kozaklı'nın güneyindeki dere yatağı boyunca çok sayıda sıcak su kaynağı vardır. Toplam debisi 30 lt/sn'yeye ulaşan bu suların bir bölümü dereye karışmakta, bir bölümü ise, bir süre açıkta aktıktan sonra yeniden yeraltına çekilmektedir.

Kozaklı'nın doğusunda, Özel İdare'nin eski Kozoğlu hamamı vardır. Günümüzde bu hamam havuz taşları dışında bütünüyle yıkılmış durumdadır. Suyu az olmakla birlikte, Türkiye'nin radyoaktif olma özelliği bakımından en yüksek kaplıcalarından biridir. Sondajla toplanan suyun bir bölümü yeni yapılan turistik motellerde kullanılmaktadır. Üç ayrı havuzdan birbirine akıtılarak soğutulan su, banyolara ve dairelere verilmektedir.

İlçedeki eski Belediye hamamının sıcak su gereksinimi de bu kaynaklardan karşılanmaktadır. Hamamın kadın ve erkek bölümlerine iki ayrı kaynaktan su gelmektedir.

Kozaklı'daki Uyuz kaynağı, suyu en soğuk (27 ºC) olanıdır. Radyoaktif olan bu sudan, öbür suların soğutulmasında yararlanılmaktadır.

Kozaklı'daki sondaj kuyusu, Kozoğlu hamamı, Belediye hamamı ve Uyuz hamamının suları, kloro-bikarbonate ve sülfatlı alkalik, toprak alkalik karışık sulardır. Ağrılı rahatsızlıklarla romatizmada yararlı olan bu sular, iç salgı bezlerinin rahatsızlıklarında da kullanılmaktadır.

Gümüşkent (Salanda) Kaplıcası

Hem kaplıca hem de içmece özelliği taşıyan Gümüşkent kaplıcası, Gülşehir'in Gümüşkent bucağının kuzeyindedir. Gülşehir Hacıbektaş karayolundan 3 km içerde kalan bu içmenin düzenli bir yolu yoktur. Su, yarısı doğal betonlaşmış bir havuzun içerisinden kaynamaktadır. İkinci bir havuzda toplanan su, bahçe sulamasında yararlanılmakta, saniyede yaklaşık 1 litre kaynayan su, yöre halkınca, deri hastalıklarında banyo yoluyla kullanılmaktadır.

Gümüşkent İçmesi, toprak alkali bikarbonatlı ve bol karbondioksitli bir maden suyudur. İçme olarak değerlendirildiğinde metabolizma hastalıklarında, karaciğer ve safra kesesi yetersizliklerinde yararlı olmaktadır.

Üzengiçay İçmesi

Ürgüp'ün 3 km kadar güneyinde, Üzengiçay yatağının iki yanında kaynamaktadır. Yüzeye çıkarken pirit parçaları da sürükleyen bu içmenin debisi 0,55 lt/sn'dir. Kuzeydeki kaynağın suyu ise daha soğuk ve miktarı biraz daha fazladır. Her iki kaynak hafif kükürtlü hidrojen kokuludur. Yöre halkı, çevresi ağaçlık olan bu içmeleri, genelde mesire yeri olarak kullanmaktadır. İçme olarak değerlendirildiğinde, karaciğer ve safra kesesi yetersizliklerinde yararlı olmaktadır.

Çorak İçmesi

Nevşehir-Avanos karayolu üzerindeki bu içme 2000 Evler mahallesindedir. Bu içmenin alt yapı tesisleri yapılmıştır. Gelenler günü birlik yararlanabilmektedir. Geceleme imkanı yoktur.

Alkali, tuzlu ve bikarbonatlı olan çorak madensuyu, içme olarak değerlendirildiğinde sindirimi kolaylaştırıcı, salgıyı artırıcı etki yapmaktadır.

Karakaya İçmesi

Nevşehir-Avanos karayolu üzerinde, il merkezine 13 km uzaklıktadır. Alt yapı tesisi yoktur ve gelenler günü birlik faydalanabilmektedir.Sodyum bikarbonatlı ve alkalik sulardan olan Karakaya İçmesi, mide ve bağırsak rahatsızlıklarında yararlı olmaktadır.

Ürgüp İçme ve Kaplıcası


Kaynak ilçe merkezinin 5 km doğusundadır. Suyun sıcaklığı 140 ºC'dir. Tuzlu, kokusuz, gazsız sular grubundadır. Deri hastalıklarında su banyosunda ve kaynağın az ilerisindeki kükürtlü çamurdan yarar sağlanır.


Bahçeli İçmesi

Kaynak Ürgüp’e bağlı Bahçeli köyünün kuzeybatısındadır. Suyu 18 ºC olan bu içme fazla gazlı, kokusuz, bikarbonatlı safra suları ihtiva eder. Hazmı kolaylaştıran ve böbrekleri temizleyen bu su aynı zamanda safra suyu olarak da kullanılır.

 

Pirevi

 

Girişin tam karşısında yeralan bu yapı kompleksi, M.13-16. yüzyıllar arasında tamamlanmıştır. Girişin sağ ve sol yanında, Tekke’ye hizmet etmiş bulunan Dede ve Babalar’ın mezarları bulunmaktadır. Akkapı denilen süslemeli mermer kapıdan, kalem işi motiflerle bezeli olan Orta Methal yani salona girilir. Sağ tarafta; Tekke’nin çekirdeği sayılan ve Dervişler’in zikredip, olgunlaştıkları Çilehane (Kızılcahalvet) denilen hücre yer alır. Üstünde kitabesi bulunan, mütevazi bir kapıdan, Kırklar Meydanı’na geçilir. Tavanı ahşap duvarları kalem işi bezemelerle süslü olan bu bölümde; muhtemel olarak Hindistan’dan Tekke’ye hediye olarak gelmiş olan ünlü Kırkbudak Şamdanı, Hz.Ali’nin el yazısı Kur’an-ı Kerim’den bir süre, İran Şahı’nın adağı ipekhalı, sancaklar, fincan takımları, Türbe’nin süslemeli orijinal gümüş kapısı, bazı silahlar ve Bektaşi kültürüne ait bazı etnografik eserler sergilenmektedir. Meydanının doğusunda; Horosan Erleri, batısında; Çelebiler’in mezarları bulunmaktadır. Gökeşik de denilen, mütevazi ve süslemeli mermer kapıdan Huzur-u Pir’e yani Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli Türbesine girilir. Yapı Selçuklu mimarisi geleneğinde inşaa edilmiş olup; kubbe ve duvarları kalemişi bezemelerle süslenmiştir. Yüksek tip sandukası yeşil puşideler ile süslüdür. Türbenin üst kısmı; dıştan sivri külahlı ve kurşun kapmalardır. Güvenç Abdal Türbesi’nde ise Güvenç Abdal, eşi Dünya Güzeli ve hizmetkarlarının sandukaları bulunmaktadır. Türbe kemerli tonozla örtülü olup, restorasyon ürünü bezemelerlerle süslüdür.