|
|
|
|
| Okulun Tarihçesi |
| Okulun Amacı |
| Resimler |
| Telefon Numaraları |
| Nevşehir Hakkında |
|
|
|
|
|
NEVŞEHİR
NEVŞEHİR İLİ'NİN COĞRAFİ KONUMU: Nevşehir ili; İç Anadolu Bölgesinde, 38 ve 39 derece kuzey enlemleri ile 34 ve 35 derece doğu boylamları arasında yer almaktadır. Matematiksel konum olarak, Türkiye'nin ve bulunduğu bölgenin tam ortasında yer almaktadır.
Derinkuyu ilçesi hariç, ilin tamamı Orta Kızılırmak havzasında yer almaktadır. İlin yüzölçümü 5467km 2 dir. İl merkezinin rakımı 1150 m dir. İl, Kızılırmak vadisinin güney yamacında kurulmuştur. İl alanı, doğudan Kayseri'nin Yeşilhisar, İncesu ve Merkez, kuzeydoğudan Yozgat'ın Boğazlıyan ve Şefaatli, güney, güneybatı ve bastıdan Niğde, Aksaray, Merkez ve Ortaköy ilçesi ile çevrilidir. Yüzey şekilleri bakımından ilin doğusunda Hodul dağı ve uzantıları, kuzeyinde Delice ırmak vadileri, güney ve güneybatısında Erdaş dağı ve uzantıları vardır.
Nevşehir ili, Göre Çayı vadisinin doğuya bakan yamaçlarında kurulmuştur. Kahveci Dağı eteklerine doğru gelişmiştir. Kale ile Göre Çayı vadi tabanı arasında kalan kısımlar; Acıgöl yolu çevresi, Gülşehir ve Nar yolu dolayları, Uçhisar yolu çevresi, Nevşehir'in büyük mahalleleri durumuna gelmiştir.Nevşehir, İç Anadolu Bölgesinde; Kayseri, Kırşehir, Niğde, Yozgat ve Aksaray illeri ile sınır komşusu bir ildir. Kapadokya, Nevşehir ilinin tamamı ile sözü edilen komşu illerin sınırları içine giren bazı yerleşim terlerini de kapsamaktadır. Tarih içerisinde de bu iller birbirlerine bağlı yerleşim yerleri halinde olabilmiş veya bölünerek yeni idari üniteler içerisinde bulunmaktadır.
Roma İmparatoru Augustus zamanında; Antik dönem yazarlarından Strabon, 17 kitaplık GEOGRAPHİKA adlı kitabında, Kapadokya bölgesinin sınırlarını; güneyde Toros Dağları, batıda Aksaray, doğuda Malatya ve kuzeyde Doğu Karadeniz kıyılarına kadar uzanan geniş bir bölge olarak belirtir. Bugünkü Kapadokya Bölgesi; Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir illerinin kapladığı alandır. Daha dar bir alan olan kayalık Kapadokya ise; Uçhisar, Göreme, Avanos, Ürgüp, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresinden ibarettir.
Nevşehir il merkezinin komşu illerin merkezlerine olan karayolu uzaklıkları şöyledir: Nevşehir'e karayolu ile en yakın ulaşılabilen iller Aksaray ve Niğde'dir. (75 - 77 km ). Komşu iller arasında en uzak mesafede olan il merkezi ise Yozgat'tır. ( 204 km ) 5
NEVŞEHİR İLİNİN İKLİMİ : Nevşehir, İç Anadolu Bölgesi'nin orta kısmımda yer almaktadır. Denizle hiçbir ilişkisi yoktur. Denizin yumuşatıcı etkisinden uzaktan olsun faydalanmaz. Onun için ilin iklimi genel olarak karasaldır. Nevşehir ili Karasal İklim' in etkisindedir. Genellikle yazlar çok sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır. Yağmur ilkbaharda düşer. Yaz aylarında yağış olmaz. Sonbahar yağmurları ilkbahara göre azdır. Yükseklere çıkıldıkça sıcaklıklar da düşer. Kızılırmak vadisi yazın çevredeki platolara göre daha sıcaktır. Buralardan kuzeye ve güneye doğru gidildikçe sıcaklıklar azalır. Aynı şekilde kışın Kızılırmak kıyıları da ılıktır ve yağan kar çok kısa süre yerde kalır, hemen erir. Oysa Hacıbektaş ve Derinkuyu dolaylarında ve ırmağın etkisinden uzak olan alanlarda yağan kar, erimeden çok uzun süre yerde kalır.
Bölgede kuzeyden esen rüzgarlar etkilidir. Karayel ve Poyraz kuzeyden eser. Güneyden esen ve sıcak yerlerden geçtiği için ısınan Lodos Rüzgarı, karları eritir ve havayı ısıtır. Haziran ve Temmuz aylarında Sam Rüzgarı eser. Bu rüzgar, tahıllar çiçekteyken estiği için tahıllara zarar verir. Çiçekleri kuruttuğu için başaklar dolgun olmaz. Bu nedenle çiftçiler sam yelinden korkar.
Nevşehir ilinde 1960-1997 yılları arasında yapılan ölçümlerden elde edilen bilgilere göre, ortalama sıcaklık değeri;10,6 derecedir. İlimizde en erken don mevsimi (sıcaklığın sıfır derecenin altına düşmesi) başlangıcı: 24 Eylül, en geç don mevsimi başlangıcı: 1 Aralık ve ortalama olarak ise, 26 Ekim tesbit edilmiştir. Don mevsiminin en erken bitiş tarihi 28 Mart, en geç bitiş tarihi 15 Mayıs ve ortalama olarak ise 14 Nisan tarihidir.
İlimizde ölçülen en yüksek sıcaklık, 18 temmuz 1962 tarihinde, 37,6 derece , en düşük sıcaklık ise, 4 Şubat 1960 tarihinde -23,6 derece olarak ölçülmüştür. Yerden 5cm. yükseklikte ölçülen en düşük sıcaklık 3 Şubat 1992 tarihinde -36,7 derece olarak ölçülmüştür. Yağış miktarına gelince, yaz ayları (temmuz – ağustos) ve son baharda (eylül – ekim) aylarında genellikle yağışsız ve kurak geçer. Diğer aylarda genelde yağışlıdır. 1960-1997 yılları arsında yapılan ölçümlere göre; ilimizin ortalama yıllık yağışı (1 m 3 ' e düşen): 429,4 kg/m 3 tür. 1960-1997 yılları arasında, yılık en düşük toplam yağış miktarı (en kurak yıl): 289,3 m 3 tür. En yağışlı yıl olan 1962' de ise; 570,1 m 3 olarak ölçülmüştür. 1960-1997 yılları arasında yapılan değerlendirme sonucunda otuz günde 141,9 m 3 yağışla 1990 Mayıs'ı en yüksek yağışlı ay olmuştur.
NEVŞEHİR İLİNİN BİTKİ ÖRTÜSÜ : Karasal iklim bölgesinde yer alan Nevşehir ilinde step yani bozkır bitkileri görülür. Ormanları insan eliyle yok edilmiş Nevşehir'de geniş alanlar bozkır durumuna dönmüştür. İlkbahar yağmurlarıyla yemyeşil ve çiçekli bir bahçeye dönen yazlar, haziran ayında yağmurların kesilip, sıcakların bastırmasıyla bu canlılık söner. Otlar kurur, kırlar boz bir renk alır, yanmış gibi görünür. Keven, kekik, üzerlik, sığırkuyruğu, çayır otları, pürenler, yer yer sütleğenler, dikenler, yer yer karamuk, kuşburnu gibi çalımsı bitkiler oluşturmaktadır. Bu bitkiler genelde dikenli olup, çeşitli sıvılar salgılarlar.çeşitli türleri olan keven; taban suyunun çok derinlerde olduğu kurak yaz aylarında da yetişir. Suya erişebilmek için kökünü derinlere doğru metrelerce uzatır. Bazı bozkır bitkileri de, yazın şiddetli sıcağına karşı korunabilmek ve buharlaşmayı önlemek amacıyla, yaprakları sert ve dikenli bir biçimdedir.
Nevşehir ilinde, orman özelliği gösteren ağaç topluluğu yoktur. Erdaş Dağı ormanları Nevşehir'in kurulma yıllarında ( 1726' larda) yok edilmiştir. Bugün yer yer çalılaşmış meşe kümelerine rastlanır. Doğala ile Topaç köyü arsındaki dağlık yörede orman özelliği göstermeyen meşeliklere rastlanır. Nevşehir'in doğusundaki Oylu dağında yer yer meşeliklere rastlanır. Mazı köyü yakınındaki Berçeme dağında ve Avanos ilçesinde, Ziyaret dağında koru özelliğinde yani bozuk baltalık orman görülür. Çay ve dere vadilerinde, insan emeğiyle yetiştirilmiş; söğüt, kavak, selvi, ceviz, ağaçları görülür. Akarsu kıyılarının toprağı, alüvyon ve humuslu olduğu için gür bitki örtüsü gelişmiştir. Toprak yapısı ve iklim özelliklerine uygun olarak üzüm bağları geniş alanlar kaplar. Tuzlu çorak toprakların olduğu alanlarda bitki örtüsü cılız ve seyrek olduğu için çeşitli tarım çalışmaları da verimli olmaz.
NEVŞEHİR İLİ YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ : Nevşehir genel olarak az engebeli bir bölgedir. Vilayet topraklarının genel görünüşü, yüksek yayla karakterindedir. Burası bir İç Anadolu yaylasıdır. Vilayet toprakları içerisinde önemli yüksekliklere rastlanmaz.
Nevşehir aslında, Niğde ve Kayseri topraklarında yükselen önemli dağların siperi içerisinde yer alır. Kızılırmak nehri vilayet topraklarını doğudan batıya doğru keserek, en büyük yayını bu topraklarda çizer. Nevşehir topraklarından çıktıktan sonra, Kırşehir'e girerek yavaş yavaş kuzeye yönelir. İlin doğusunda Kayseri'nin ünlü Erciyes Dağı, yer almaktadır. Güneyinde; Niğde'nin Melendiz dağları ile Hasan dağları kaplar. Bu dağlar sırasıyla 3916,3585, ve 3258m. ye kadar yükselirler. Batıdaki Ekecek dağı da 2133m yüksekliktedir. Nevşehir'in vilayet toprakları, dağların doğudan batıya doğru gittikçe alçalan durumuna uyar.
Nevşehir vilayet topraklarının doğu ve güneydoğu kesimleri, diğer bölgelerine kıyasla daha engebelidir. Nevşehir toprakları batıya geçildikçe tam bir yayla karakteri kazanır. Yükselti de azalır.
PERİBACALARI: Vadi yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla ‘Peribacası' adı verilen ilginç oluşumlar ortaya çıkmıştır. Sel sularının dik yamaçlarda kendine yol bulması, sert kayaların çatlamasına ve kopmasına neden olmuştur. Alt kısımlarda bulunan ve daha kolay aşınan malzemenin derin bir şekilde oyulması ile yamaç gerilemiş, böylece üst kısımlarda yer alan şapka ile aşınmadan korunan konik biçimli gövdeler ortaya çıkmıştır. Daha çok Ürgüp civarında bulunan şapkalı peribacaları konik gövdeli olup, tepe kısımlarında bir kaya bloku bulunmaktadır. Gövde tüf, tüffit ve volkan külünden oluşmuş kayaçtan; şapka kısmı ise lahar ve ignimbirit gibi sert kayaçlardan oluşmaktadır. Yani şapkayı oluşturan kaya türü, gövdeyi oluşturan kaya topluluğuna oranla daha dayanıklıdır. Bu peribacasının oluşumu için ilk koşuldur. Şapkadaki kayanın direncine bağlı olarak, peribacaları uzun veya kısa ömürlü olmaktadır .
Peribacaları adıyla anılan ilginç oluşumlara, dünyada yalnızca Nevşehir'de rastlanır. Peribacalarının bulunduğu alan doğal engellerle adeta çevrilerek korunmuştur. Kuzeyden Kızılırmak'ın 18km'lik bölümü, doğudan Damsa Çayı, batıdan Nevşehir Çayı, güneyden ise Oylu ve Kermil dağlarıyla çevrelenen bu alan, yaklaşık 288km'dir. Bu volkanik kökenli kesimde, altta tüfler, üstte ise bazalt ve andezitler vardır.
Yöredeki tüf katmanlarının kalınlığı çok değişmektedir. Damsa Çayı Vadisi'nde bu oluşumlar yer yer yüzeye çıkmış durumdadır. Tabakanın kalınlığı yer yer 100m'ye ulaşmaktadır. Başlangıçta tüflerin üzerini tümüyle örten bazalt ve andezitlere bugün yalnızca bazı kesimlerde rastlanmaktadır. Bu bazaltlar, ya konilerin üzerinde iri bloklar halinde ya da Ürgüp ve çevresinde görüldüğü gibi, tüflerin üzerinde kornişler oluşturmuştur. Ayrıca tüflerin içerisinde kil ve neojen göl tortullarına rastlanır.
Peribacalarının bulunduğu bölge, önce miyosende bazalt lavları ile örtülmüştür. Andezit ve dazitler ise piyosende yüzeye çıkmış ve bu arada Erciyes'ten püsküren tüfler bu alanı bütünüyle kaplamıştır. Yöre, birçok değişim geçirmiş ve asıl görünümünü, kuvaternerde kazanmıştır. Çünkü bölgedeki volkanik etkinlikler, kuvaterner başlarında son bulmuştur. Bu nedenle bundan sonrakiler, küçük değişikliklerden öteye gidememiştir.
Elverişli yörelerde, ilk peribacaları IV. Zamanda ortaya çıkmıştır. Yanardağın sönmesinden sonra gelen yoğun yağmurlarla yüzey aşınması başlamıştır. Bu sırada vadiler genişlemiş, ve gerileyen yamaçlarda ilk peribacaları oluşmuştur.Kapadokya Bölgesi'nde erozyonun oluşturduğu diğer peribacası tipleri; konili, mantar biçimli, sütunlu ve sivri peribacalarıdır.
Peribacaları en yoğun şekilde, Ürgüp-Uçhisar-Avanos üçgeni arasında kalan vadilerde, ürgüp-Şahinefendi arasındaki bölgede Nevşehir Çat kasabası civarında görülür. Peribacalarının dışında vadi yamaçlarında yağmur sularının oluşturduğu ilginç kıvrımlar bölgeye ayrı bir güzellik katmaktadır. Bazı yamaçlarda görülen renk armonisi, lav tabakasının ısı farkından dolayıdır. Bu oluşumlar Uçhisar, Çavuşin-Güllüdere, Göreme-Meskendir, Ortahisar-Kızılçukur ve Pancarlık'ta görülür.
ÇÖMLEKÇİLİK Çömlekçiliğin Kapadokya'daki
geçmişi Hititler'e kadar uzanmaktadır. Anadolu'da çömlek yapımı Neolitik
devirde (İ.Ö.7000'li yıllar) Çatalhöyük'te başlamış, İ.Ö.2000'lerde
Mezopotamya'dan ticaret için gelen Asurlular Hititler'e çömlek yapımını
öğretmişlerdir. Bu el sanatı bölgede yaşayan medeniyetler tarafından
bugünlere kadar sürdürülmüştür. Kapadokya'nın toprak kaplarıyla (çömlek)
ünlü yöresi Avanos'tur. Volkanik bir arazi üzerine kurulu olan bu
ilçe,bir yandan Kızılırmak'ın getirdiği çamur,öte yandan yakın çevredeki
elverişli kil yatakları dolayısıyla yoğun bir seramik üretimi için
uygundur. Çeşitli işlemlerden geçilerek üstün nitelikli bir seramik
hamuru haline getirilen yağlı kırmızı toprak basit görünüşlü atölyelerde
şekil kazanır. Yerli halkın "işlik" ve "çanakhane" adını verdiği
atölyeler,güneş almayan,gösterişsiz mekanlardır. Zemini toprak olan bu
atölyelerde bir ila dört arasında tezgah bulunur. Kapıya yakın,ışık alan
bir duvar kenarına kurulan tezgaha bölgede "çıkrık" adı verilir. Çamur
teknelerinde suyla karıştırılarak bekletilen çamur bir süre sonra
kıvamını bulur,elde edildiği yatağın türüne göre silisli,gevşek,yumuşak
veya yağlı,sert yada milli özellikler gösteren çamur türlerine göre
üretilecek kap türü de seçilir. Malzemenin zenginliği,çömlek ustasına
farklı büyüklükte seramikler hazırlama imkanı tanır.Ayakla çevrilerek
haraket ettirilen çark üzerindeki çamur topağı dönmeye
başladığında,birkaç dakika içinde incelip yükselmeye başlayan kütle
sonunda inanılmaz bir şekil kazanır.Çarkta çekilen formlar ustaca
yerinden kaldırılıp "yanalak" adı verilen havadar bir tezgah üzerinde
kurumaya bırakılır.Bu sırada boyama ve cila işlemleri gören kaplar
yeterince kuruduktan sonra 600-700 derece civarındaki bır ısıda
pişirilen kaplar sertleşerek istenen özelliğe kavuşturulur. Formlar ve
boyutlar ihtiyaca ve çamur türüne göre şekillenir. Geleneksel üretim,
boyları 20 cm'den 1,5 metreye kadar değişen,çömlek,küp,testi ve
güveçlerden oluşan işlevsel gereçler üretimidir. Son yıllarda Hitit ve
Frig seramikleri başta olmak üzere ,Anadolu'nun en eski formlarını
tekrarlayan hediyelik eşya üretimi başlamıştır. Günümüzde
Ankara,İstanbul ve İzmir gibi büyük kentlerde,hatta Avrupa'nın büyük
kentlerinde dekoratif aksesuarlar satan mağazalarır vitrinlerini
süsleyen Avanos yapımı testiler,atnik çanak,çömlek reprodüksiyonları
bölgenin en önemli gelir kaynaklarından biri haline gelmiştir. [Okul İdaresi] [Bölümler] [Öğrenci İşleri] [Linkler]
|